Teknoloji, Bilim, Gizem ve Kültür/Sanat!

2015/02/27

Vahşi Hayatta Büyümüş Gerçek İnsanlar


Birçok zaman sadece efsanelerden oluştuğu düşünülse de aslında inanması zor da olsa belli zaman dilimlerinde bir şekilde vahşi yaşamda ve vahşi hayvanlarla birlikte yaşamayı başarmış gerçek insanlar bulunmakta.
Bu insanlar bir şekilde kaybolmuş ve yine bir tesadüf neticesinde medeniyet tarafından kurtarılmışlar.
İşte bu insanlardan en çarpıcı olanlarının detaylarını içeren video:





#3 John Ssebunya
Bulunduğu zamanlarda ortaya çıkan Vahşi Çocuk lakabı ile bilinen ve sonrasında John denilen çocuk, 1999 yılında Uganda da, Millie isimli bölgeye yeni gelen bir çiftçi tarafından fark edilmiştir. Bir maymun sürüsü arasında görülen çocuk şüphelere yol açmış ve en nihayetinde insan olduğunun anlaşılmasıyla yakalanmıştır.
İlk izlenimlerin çocuğun uzun süredir medeniyetten uzak olarak yaşadığı yönünde olmuştur. Zira saçlarının ve dizlerinin durumunun yanı sıra birçok tahribat, hastalık ve hatta üzerinden yaklaşık 122 cm uzunluğunda tenya çıkartılmıştır.
Çocuk çok bozuk ve aşırı kekeleyerek yöresel bir dil konuşabiliyor olduğu anlaşıldıktan sonra başından neler geçtiği yönünde birçok bilim adamı tarafından değerlendirmeye alınmıştır.
2 veya 3 yaşlarında babasının annesini katlettiğine tanık olduktan sonra kaybolan çocuk yaklaşık olarak 10 yıl sonra tekrar medeniyete kavuşmuştu. Bu süre boyunca bir maymun kolonisinin üyesi olarak yaşamayı başarmış olan çocuk, ilk etapta büyük şüphelere yol açmıştı.
Ancak özellikle maymunlar üzerinde çalışmalar yapan bilim insanlarının çocuğun genel tepkilerinin doğrudan maymun davranışlarıyla aynı olmasını saptaması da hikâyenin doğruluğuna katkıda bulunmuştur.
Bir yetimhanede sosyal eğitim alması sağlanan çocuk, olumlu gelişmelerinin ardından en nihayetinde Paul ve Molly Wasswa çifti tarafından evlat edinilmiştir. Şu anda İngiltere de sosyal bir şekilde yaşamını sürdürmekte ve gelişim göstermeye çalışmaktadır.
Sonrasında ise babasının asıldığı ortaya çıkmıştır.

#2 Aveyronlu Victor
İlk kez 1798 yılında Fransa da bulunan Coune ormanında birkaç kere ormancılar tarafından görülüp rapor edildi ve birkaç kere yakalanmasının ardından tekrar kaçmayı başaran çocuk 1800 yılında kendiliğinden orman dışına çıktı ve tekrar yakalandı.
Bölgenin rahibi olan Bonnaterre ye getirilen çocuk konuşamıyor ve vücudu birçok yara iziyle dolu bir haldeydi. İlk izlenimler 12 yaşlarında olduğu yönünde olmuştu.
Paris’te bulunan sağırlar enstitüsüne getirilen çocuk bir süre gözlem altına alındı ve durumu anlaşılmaya çalışıldı. Çalışmaların sonunca sağır olmadığı ama sesli tepkide vermediği belirlendi.
Bu süre içerisinde çocuğum kim olduğu ve başına neler geldiği araştırıldı. Birkaç çocuğu kayıp aile gelse de kimse kendi çocuğu olduğunu düşünmedi.
En nihayetinde Jean Itard isimli bir tıp öğrencisi tarafından alındı ve bu kişi çocuğu kendi evinde eğitim sürecine başladı. Çocuğa Victor ismini veren Itard, 5 yıl boyunca Victor ile çalıştı ve sonuçlarla ilgili dokümanlar hazırladı. Bu sonuçlar o zaman için gelişimsel gecikeli eğitimde çığır açıcı niteliklere sahipti.
Ancak birçok çalışmaya rağmen Victor sadece birkaç kelime konuşmayı başardı. Buna rağmen bir süre sonra insani özellikler göstermeye de başladı. O zamanlar çocuğun otizm belirtilerine sahip olduğu üzerine düşünüldü.
Başına neler geldiği ve ormanda yaşadığı düşünüldüğü birkaç yılı nasıl geçirdiği hiçbir zaman öğrenilemedi ve Victor 1828 yılında Paris te öldü.
Victor hakkında 1970 yılında bir film ve 2003 yılında bir roman yazıldı.
Günümüzde Victor hakkında ki Fransız kaynaklarının şaibeli olduğu öne sürülmüş ve o yaşlarda bir çocuğun ormanda onca süre yaşamasının olası olmadığı belirtilip, bu olayın gerçekliği kabul edilmemiştir.

#1 Amala ve Kamala
1920 yılında Hindistan da bir ormancı tarafından, bir kafeste kurtlarla beraber tutulan iki çocuk alınarak bölgede ki yetimhane müdürü olan Joseph Amrito Lal Singh’ e teslim edilir.
Yetimhane müdürü çocuklarla ilgili 17 Ekim 1920 tarihinden itibaren günlük hazırlamaya başlamıştır.
Çocuklara Amala ve Kamala isimleri verilmiştir. Konuşamıyor ve vücutları yara izleriyle kaplıdır. Amala bir yaşından daha fazla, Kamala ise sekiz yaşlarında olduğu tahmin edilmiştir. Çocukların tıpkı dört ayaklı bir hayvan gibi davranışlar gösterdiği ve ellerinin çok büyük ölçüde nasırlaştığı yazılmıştır. Zira çocuklar iki ayakları ile hareket etmemektedirler. Çocukların vahşi davranışlar gösterdiği, bununla beraber üzerlerine bir şey giymeyi reddettikleri ve onları beslemeye çalışanlara saldırmaya çalıştıkları belirtilmiştir.
Pişmiş et yemeyi reddettikleri ve çiğ etleri tercih ettikleri dahası bunları da sadece yerden yedikleri, sularını da yerden içtikleri aktarılmıştır.
Yetimhanede üzerlerinde yapılan çalışmalara olumlu cevap alınamamış ve Amala 1921 yılında böbrek enfeksiyonundan ölmüştür. Bu ölümün ardından Kamala nın daha olumlu davranışlar sergilediği rapor edilmiş ve birkaç yıl süren yoğun çalışmaların ardından iki ayağı üzerinde yürümeyi ve birkaç kelime konuşmayı öğrenmeyi başarmıştır.
Ancak Kamala da 1929 yılında böbrek yetmezliğinde ölmüştür.
Günümüzde bu günlüğün ve görsellerin tarih tutarsızlıkları ve kayıpları ayrıca tanık olmayışı da göz önüne alınarak olayın tamamen söz konusu yetimhaneye gelir sağlamak için yapıldığı öne sürülmektedir. Hatta çeşitli aksi yönde tanıklıklara dayanarak Joseph Singh in çocuklara zorla ziyaretçiler önünde hayvan gibi davranmaları istendiği de belirtilmektedir.
Ayrıca Fransız bir cerrah tarafından yazılan Kurt Çocukların Şifresi isimli 2007 basımlı kitapta olayın düzmece olduğu anlatılmaya çalışılmıştır.
Söz konusu Singh imzalı el yazmaları şu an Birleşik Devletlerde ki Washington Kütüphane Kongresinde tutulmaktadır.

 sources:

http://www.theguardian.com/world/1999/oct/10/euanferguson.theobserver
http://www.mollyandpaul.org/john%20ssebunya.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Feral_child
http://blogs.independent.co.uk/2012/09/24/feral-monkey-boy-a-tale-of-the-unexpected/
http://news.bbc.co.uk/1/hi/sci/tech/1806522.stm
http://www.mnn.com/family/babies-pregnancy/photos/9-children-who-were-raised-by-animals/ugandan-monkey-boy

1 yorum:

Eren Ertem dedi ki...

comment

Popüler İçerikler